Engin Kehale

Fenerbahçe'de Batshuayi olmak

8 Şubat 2024
Ağuastos ayının son günüydü. Twente deplasmanı öncesi Fenerbahçe ısınmaya çıkarken saha zeminindeydim. Batshuayi, kulaklığını takmış, yedek kulübesine oturmuş, maçın hemen öncesinde telefonla konuşuyordu. Sanki kafasında İstanbul macerasını bitirmiş, bir sonraki durağının planlarını yapıyordu.

Belçikalının o halini görünce, bu sezon takıma katkısının en alt seviyede olacağını düşünmüştüm. Yanılmışım. İsmail Kartal, ilk 11’deki santrfor tercihinin Dzeko olduğunu net bir şekilde belli etse de Michy, yılmadan usanmadan bu takımda bir rolü olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Sarı lacivertliler, Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek finale çıkarken başroldeki isim tabeladaki iki golüyle Batshuayi’den başkası değildi.

Fenerbahçe rotasyonlu, Gaziantep ideale yakın bir 11 ile sahadaydı. Maçın başındaki depremi anma anının ardından maça konsantre olmak kolay değildi. Aynı Batshuayi gibi kenarda olmayı dert etmeyen, taraftarın orta saha transfer beklentileriyle sosyal medyayı inlettiği bir dönemde sorumluluk alan Mert Hakan, İrfan Can’ın kaptığı topta penaltıyı almayı başardı. Sumudica’nın öğrencileri, önce kaçan penaltı, sonrasında Furkan’ın direkten dönen şutuyla maçın içine girmeyi denese de o enerjiyi bulacak hamleyi yapamadı

TAKIM RUHU ÇOK ÖNEMLİ

İsmail Kartal’ın yarattığı bu takım ruhu önemli. Bonucci’nin, penaltı kurtarışı sonrası İrfan Can Eğribayat’ı kutlamak için bir koşusu var, sanırsınız Şampiyonlar Ligi finali. As yedek ayrımı olmadan, ligde rotasyona çok girmeden bile böylesine kenetlenmiş bir grup yaratmak başarının anahtarlarından biri kesinlikle.

İSMAİL YÜKSEK PARLIYOR

Sahada herkesten farklı olan bir yıldız daha vardı, İsmail Yüksek. İsmail Kartal’ın yardımcısı Recep Karatepe, seneler önce onu transfer etmek isterken şüphesiz bugünleri hayal ediyordu. Görünen o ki Yüksek’in performansı, önümüzdeki senelerin aslında bir fragmanı niteliğinde. Uzun ve Avrupa’ya giden bir kariyer yolculuğunda kitabın daha orta sayfalarında.

Yazının Devamını Oku

G.Saray önce vurdu, sonra tuttu

3 Şubat 2024
Sarı kırmızılılar 2-0’dan sonra baskı altında kalmalarına rağmen skoru korumayı bildi.

Okan Buruk, sezon içerisinde 3-5 maçın stratejisini Barış Alper’in rakip sol bekin arkasına yapacağı koşular üzerinden kurguluyor. Örneğin sezon başındaki Ljubljana maçı. Samsunspor karşısında da böyle bir strateji ile sahadaydı. Üst üste ikinci kez, zor geçecek diye öngörülen bir deplasmanı rahat oynamayı bildi Galatasaray. İcardi’nin ilk yarıda rakip ceza sahasında tek topla buluşmasında arkaya aşırdığı topu tamamlayan Nelsson, takımını öne geçirdi. Yukarıda bahsettiğim planın meyvesiyle Barış Alper, 11 dakika içinde 2 farklı üstünlüğe taşıdı Galatasaray’ı.

İlk yarının ortasına gelene kadar da saha içerisindeki üstünlük sarı kırmızılılardaydı. Kaan ve Berkanlı savunma hattı, belki baskı kurmanız gereken maçlarda isteneni veremiyor ancak skoru bu kadar kolay aldıktan sonra da bir lüks haline geliyor.

SAKiN VE SABIRLI OYNADI

Samsunspor, sahada kendini ilk kez 19. dakikada fark ettirdi. Sonrasında Karadeniz ekibinin performansı takdire şayan. 22. dakikada 4 şutu olan Galatasaray devreyi aynı rakamla tamamlarken, kırmızı beyazlılar 7 şut ve rakip ceza sahasında 12 topla buluşmaya erişmişti. Samsunspor, devreyi yüksek enerjiyle bitirmenin mental üstünlüğünü ikinci yarının başında baskıya taşımaya çalışınca daha git-gelli bir oyun izledik. 45 ve 65. dakikalar arasında sahada ev sahibinin 7’ye 6 üstünlüğüyle tam 13 şut çekildi. İlk yarıda sadece 4 kez rakip ceza sahasında topla buluşan Galatasaray, bu bölümde 7 kez aynı bölgede aksiyon yarattı.

Baskı altında skoru 2-0’da tutmayı başaran Galatasaray için kalan bölüm, üç puanı alacak oyunu sakin ve sabırlı bir şekilde oynamaya döndü ve galibiyet serisi 5 maça çıktı.

Yazının Devamını Oku

Morali yerinde olursa çok büyük katkı yapar

2 Şubat 2024
Aurier çok atletik bir sağ bek.

Serge Aurier, Sacha Boey’in ardından kısa vadeli bir transfer gibi duruyor. Bu transferdeki en önemli unsur, kariyerinin birçok çalkantılı dönemini düşününce, daha kendini bulduğu bir zaman diliminde buraya geliyor olması. Yaşı ilerlese de atletik yeteneği yüksek, hücum kapasitesi ve orta becerisi olan bir bek Fildişili. Soru işareti olan kısmı ise, kafasını veremediği noktada hem fiziksel hem de mental olarak çöküş içerisine girebilmesi. Peki Türkiye’de hangi Aurier’i göreceğiz? İşte bütün mesele bu.

Yazının Devamını Oku

Direkler tuttu, Barış Alper vurdu

30 Ocak 2024
Kimsenin beklemediği bir anda o vuruşu yapmak tamamıyla yüksek özgüvenin eseri.

İstatistik kâğıdına bakınca bu kadar baskın bir oyun varken, maçın sonucunu direklerden bağımsız konuşmak doğru olmaz. Galatasaray baskınlığıyla, ürettikleriyle, rakip ceza sahasında topla buluşmalarıyla aynı maçı defalarca oynasa muhtemelen rahat kazanacakken üç puana ancak son dakikada Barış Alper’in müthiş volesiyle uzanabildi. Yine de hem Gaziantepspor’un doğru yaptığı işleri hem de sarı kırmızılıların kendi standardının altında kaldığı alanları irdelemek lazım. Öncelikle, sanırım Okan Buruk takımına karşı oynanabilecek en doğru oyun 5-4-1 sistemi. Birbirine yakın iki blok, özelikle stoper bek aralarını kapatıp bu alanın önündeki bölgeleri de iyi savunma kapasitesine sahip.

ZORLU BiR SiSTEMDi

Evet, sistem belki Galatasaray’ı zorlayacak nitelikteydi ancak N’Kolou’nun yokluğunda Dijolobdji soldan merkeze, Ertuğrul ise sağ stoperden sol stopere geçmişti. Aslında bu hattı dağıtmak için daha becerikli olabilirdi sarı kırmızılılar.

SORUN ÇÖZÜCÜ ZAHA

Okan Buruk önce Zaha, sonra Halil’i saha içine atarak rakibin kalabalık hattını kırmaya çalıştı. Beraberlik golünde Halil’in pası kadar, Zaha’nın dar alanda sorun çözücülüğünün payı vardı.

Bir diğer önemli eksiklik ile Abdülkerim. Onu sadece stoper olarak düşünmemek lazım. Soluyla oyun kurma becerisi, çapraz toplarla oyunu açması ve duran top tehdidi ile hücumda birçok sorunu çözebilen bir isim. Berkan-Kaan ikilisi üzerinden de tabii konuşulabilir ancak bu, kolaya kaçmak olur.

Tam Galatasaray ne yapsa olmayacak hissi hakimken, Barış Alper’in inanılmaz golü geldi. Bu çocuğun özgüvenine hayran olmamak imkânsız. Bir serseri topta, sahadaki kimse beklemezken ters ayağıyla o vuruşu çıkarabilmenin başka açıklaması yok. Sarı kırmızılılar, sendeliyor, sendeliyor ama düşmeyip tekrar ayağa kalkmayı biliyor.

Yazının Devamını Oku

Neredesin Onuachu

26 Ocak 2024
Trabzonspor eksikleri fazlasıyla arıyor.

Guardiola’ya başarısının sırrı sorulduğunda hep oyuncularını işaret eder. Onun gibi oyun üzerine takıntılı bir hoca bunu dediği zaman, aslında biraz da ironi yapıyor gibi gelir. Aslında söylemek istediği şey basittir: “Benim talep ettiğim oyunu sahaya yansıtabilmek için, doğru kadro ve oyuncu yapısı gerekir.”

Trabzonspor, eksiklerine rağmen iyi oyuncuları olan bir takım ama Abdullah Avcı’nın kafasındaki oyunu sahaya yansıtabilecek bir kadro var mı? İşte burası tartışılır. Maç önü planını sahaya yansıtmak ve sahada reaksiyon verebilmek birbirinden farklı özellikler gerektiriyor. Rizespor karşısında saha içinde bu tepkiyi vermekte zorlandı bordo mavililer.

Maçın ilk 25 dakikasında, oyunun hâkimi Trabzonspor gibi gözüktü. Ta ki Hüseyin-Mehmet Can değişikliği olana kadar. Buradaki kısa süreli Rizespor baskısı, bir anda oyunun rüzgarını değiştirdi.

İkinci yarıyla beraber, bordo mavililerin maç başı standardına yaklaştığını gördük. Tek bir farkla. Mücadelenin berabere gittiği her dakika, risk alınması gereken zamanı artırıyordu.

Önde oynamaya çalışırken geride bırakılan boşluk, Olawoyin’in çabası ve Varesanovic’in becerisiyle Rizespor’a golü getirdi. Onuachu-Trezeguet’in dönüşüyle oyun standardı yükselecek, orası kesin. Yine de sezon sonuna kadar bu performanstan fazlasını beklemek kolay değil.

Yazının Devamını Oku

Müthiş 60, vasat 30 dakika

25 Ocak 2024
Fenerbahçe aslında ilk yarıdan hakkı olan 3 puanı son nefeste aldı

Ligde 7 maçtır kaybetmeyen Başakşehir, aslında sistemini ve oyununu iyi oturtmuş bir takım havası veriyordu. Sırtı dönük top alabilen kenarları ve santrforu, teknik orta saha ve bekleriyle Fenerbahçe’nin baskısına cevap verebilme becerileri olabilirdi.

Sezon boyu ilk 15 dakikalarda maça yüksek perdeden giriş yapan İsmail Kartal’ın öğrencileri, bu sefer ilk yarıda kademeli olarak artan bir baskı kurdular rakip karşısında. Opta verilerine göre 30 rakip ceza sahasında topla buluşma, 5’i isabetli 14 şut ve 1.20 gol beklentisi ile mükemmele yakın bir 45 dakika oynadı sarı lacivertliler.

Fred’in yokluğunda İsmail Yüksek kendine ön tarafta görev bulmuştu. Krunic ise merkezin daha geride konumlanan oyuncusu pozisyonundaydı. Öndeki iyi baskı, Başakşehir’in pasla çıkma organizasyonunu bozarak hücum devamlılığı ve net pozisyon getirdi Fenerbahçe’ye ancak soyunma odasına giderken eşitliği bozabilmiş değillerdi.

'TAŞ ADAM' OUSSEYNOU BA

Figueiredo’nun devre sonundaki kırmızı kartı, sarı lacivertliler için ikinci yarının daha rahat geçeceği izlenimi uyandırdı. Ousseynou Ba’nın Fantastik Dörtlü’deki Taş Adam’ı andıran savunma performansı, ikinci yarıda devam ederken İsmail Kartal’ın forveti ikileme tercihi Başakşehir’in topla çıkışta nefes almasını sağladı. Samsunspor maçında olduğu gibi maçın son bölümünde biraz aceleci davranan, biraz da kendi organizasyonundan uzaklaşan sarı lacivertli ler ilk yarıdaki hücum verimliliğine ulaşamadı.

Son anlara girilirken imdada, Szymanski’nin şutunda kolunu açarak penaltıya sebep olan Onur yetişti. Batshuayi’nin kusursuz penaltısı, Fenerbahçe’nin aslında ilk yarıdan hakkı olan üç puanı son nefeste almasını sağladı.

Yazının Devamını Oku

Fiziksel düşüşün faturası

22 Ocak 2024
Fenerbahçe bu sezon ilk kez sahada bu kadar yorgun gözüktü.

Galatasaray’ın Trabzonspor deplasmanına gittiği gün Kadıköy’de saat 16:00’da Samsunspor ile oynamak, kâğıt üzerinde Fenerbahçe için mükemmel bir fırsattı. Sarı lacivertliler, bu şansın farkında bir şekilde maça başlamasına rağmen 90 dakikanın devamında sezon başından beri ilk kez sahada bu kadar yorgun gözüküp evinde çok önemli iki puan bıraktı.

İlk 45 dakika, aslında Fenerbahçe standardında oynandı. İlk 15 dakikalardaki 12. gol, İsmail Kartal’ın öğrencilerinin topu kalesinden diğer kaleye götürmekte ne kadar becerikli olduğunun iyi bir örneğiydi. 36. dakikada Dzeko’nun Okan Kocuk ile karşı karşıya kalıp kaçırdığı pozisyon da böyle.

SAMSUNSPOR iLK ŞUTUNU 28’DE ATTI

Sarı lacivertliler, set oyununu sahaya iyi yayılım, dayanıklılık ve teknikle bezeyen ve doğru koşularla 60-70 metrelik set hücumları yapabilen bir takım. Samsunspor ilk şutunu 28. dakikada atarken devre arasına kadar kaleyi yokladıkları başka bir an olmadı.

Markus Gisdol hem önde pres yapıp hem de savunmadan uzun toplarla çıkarak aslında oyunu orta saha ve ilerisinde oynamayı planlamıştı. Birçok eksiğine rağmen öğrencilerinin bunu iyi uyguladıkları da bir gerçek ancak iki takım arasındaki teknik ve kalite farkı ciddi şekilde hissediliyordu. Ta ki Fenerbahçe fiziksel olarak oyundan düşmeye başlayana kadar.

iLK YARIDA 48 PAS HATASI YAPILDI

Aslında ilk yarıdan bu düşüşün işaretlerini görmek mümkündü. Opta verilerine göre, topa çok sahip olmanın da etkisiyle ilk yarıda yapılan 48 pas hatası, sarı lacivertlilerin bu sezonki en yüksek rakamıydı. Bir kısmının rakibin baskısından bağımsız olduğunu da eklemek gerek.

İkinci 45 dakikayla bu direnç düşüşü, daha net hissedildi. Samsunspor önce Taylan’ın şutuyla ilk ciddi tehlikesini, sonrasında Emre Kılınç’ın serbest vuruşuyla beraberlik golünü buldu.

Yazının Devamını Oku

İsviçre çakısı Barış Alper

19 Ocak 2024
Onu bekte oynatmak risk ancak hücumda yaptığı katkılar çok önemli.

İlk 11’leri gördüğümde merak ettiğim iki temel nokta vardı. Daha enerjik bir ön tarafın baskı becerisi nasıl olacak? Torreira‘nın olmadığı bir orta saha ne kadar geçirgen olacak? İkisinde de saha içinde gördüklerim beklentilerim ile paralel oldu.

Dinamik bir ön taraf, Galatasaray’a etkili bir pres gücü getirdi. Barış Alper’in de katılmasıyla geçen sezonun iyi zamanlarına paralel bir baskı kalitesi gördük. Orta saha ise çabukluk ve sertlik anlamında eksik kalınca, sarı kırmızılılarda merkez daha geçirgen hale geldi.

Ümraniyespor alt ligin son haftalarda formda takımlarından biri. Emre Demir ile Barış Alper’i zorlama ve Abdülkerim üzerinden oyun kurdurmayacak şekilde pozisyon alma Mustafa Gürsel’in iki temel stratejisiydi.

İLK 30 DAKİKADA BİTİRİCİLİK ANLAMINDA SIKINTI YAŞADI

İlk yarım saat, Galatasaray’ın ürettiği, rakip kaleyi denediği ama bitiricilik anlamında sıkıntı yaşadığı bir bölümdü. Barış Alper 23. dakikada topu kendi ağlarına gönderdiğinde Okan Buruk’un öğrencilerinin rakip kaleye gönderdiği 9 şut vardı. 10 dakikalık bir duraklamanın ardından tekrar vites artırınca ilk yarı bitmeden skoru çevirmeyi başardılar.

Kerem Demirbay adım adım ilk 11’deki yerini sağlamlaştırıyor. Duran top becerisinin yanına akan oyunda iç bölgelerden orta ve ceza sahası koşuları ekleyince, üç golün asistinde onun ismi vardı.

BARIŞ, ÇİZGİDEN ÜRETİMDE SACHA BOEY'DEN DAHA İYİ

Barış Alper tam bir İsviçre çakısı. Onu bekte oynatmak her zaman risk çünkü vücut pozisyonu ve hamle zamanlamasında doğal olarak sıkıntıları var. Yine de hücum yönünde sağladığı dripling, çalım ve orta becerisi önemli. Çizgiden üretimde Boey’in bir seviye üstüne çıkmayı başardı.

Yazının Devamını Oku